Agafya

Aman Yarabbim… Karar vermek ne güç şeymiş… Bir kişi, iki kişi olsa ne ise… Ama dört kişi… Gel de birini seç. Nikanor İvanoviç biraz zayıf ama, hiç de fena değil; İvan Kuzmiç de fena değil. Açık konuşmak gerekirse, İvan Pavloviç de biraz şişman ama, pekala gösterişli bir erkek. Söyleyin bana ne yapayım? Baltazar Baltazaroviç de değerli bir adam. Ah, ne zor şey bu karar vermek… Anlatamam, anlatamam. Nikanor İvanoviç’in dudaklarını, İvan Kuzmiç’in burnunu alsak… Baltazar Baltazaroviç’in de halini tavrını… Bunun üzerine de İvan Pavloviç’in gösterişini katsak o zaman seçmek kolay olurdu. Oysa şimdi düşün, düşün… Vallahi başıma ağrılar girdi. Bence en iyisi ad çekmek. İşi kısmete bırakmalı. Kim çıkarsa o kocam olur. Adlarını birer kâğıda yazarım… Sonra kâğıdı kaparım. Kısmetim kimse belli olur. (Masaya yaklaşır. Kâğıtla makas alır. Kâğıtları keser, katlar, bunları yaparken de konuşur.) Ah şu kızlar ne talihsiz… Hele âşık olan kızlar… Erkekler bunu kabul etmezler, anlamak da istemezler. Neyse, hepsi hazır. Bunları çantamın içine koyayım. Gözlerimi kapayıp çekeyim. Ne olursa olsun. (Kâğıtları çantaya koyar. Eliyle karıştırır.) Ah, içime bir korku geldi. Allah vere de Nikanor İvanoviç çıksa; ama ne diye o olsun… İvan Kuzmiç daha iyi. Peki, İvan Kuzmiç de neden? Ötekilerin ne kusuru var? Hayır, istemem. Kim çıkarsa o olsun. (Eliyle kâğıtları karıştırır ve çantadan yalnız birini değil, hepsini birden çıkarır.) A…. Hepsi birden çıktı. Kalbim çarpıyor… Olmaz, olmaz… Yalnız bir tane çekmek lâzım. (Kâğıtları gene çantasına koyar, karıştırır. Bu sırada Koçkarev girer. Yavaşça ilerleyerek arkasına gelir.) Ah Baltazar Balta… yok canım, Nikanor İvanoviç çıksa… Hayır, hayır istemiyorum. Kısmetim ne ise o çıksın. (Birden arkasında Koçkarev’i hisseder.) Ah… (Bağırır..Arkasına bakmaktan korkarak yüzünü iki eliyle kapatır.) Ah ne ayıp, ne ayıp…Bütün söylediklerimi duydunuz demek… Utanıyorum…Vallahi utanıyorum…