Fırça - İkizler

Fırça- Çapkınlar Fırça koymuşlar benim adımı… Neden mi diyeceksiniz? Yemeğe bir oturdum mu, sofra fırçalanmışa döner de onun için: ne var ne yok siler süpürürüm…
Savaşta tutsak aldılar mı zincire vurur, kaçak kölelerin ayağına da demir köstek takarlar; iyi ederler sanki! Bana sorarsanız düşüncesizlik derim öyle şeylere. Adamcağız zaten yanmış, siz başına bir dert daha çıkarın, o gene kaçmaya, size bir kötülük etmeye kalkmasın, olacak iş mi? Ne yapar yapar, bulur kurtulmanın yolunu. Zincire vurursunuz,eline bir eğe geçirdi mi halkalardan birini kesiverir, ya odur bir taş alır, çivileri söker, sizin bütün ettikleriniz de yanınıza kâr kalır. Durduğu yerde dursun da kaçmak maçmak düşünmesin mi diyorsunuz? Bol bol yedirir, bol bol içirirsiniz. Sofrayı donattınız da onu bir yol boğazından bağladınız mı, korkmayın artık. Siz onu dilediği kadar yedirip dilediği kadar içirdikten sonra ne zoru var kaçsın? Hani yok mu, kafasını verir de gene kımıldamaz. Evimi bağlayayım da bir daha tasa, kaygı çekmeyeyim diyorsanız, öylesine bağlarla bağlarsınız. Kurban olayım o yemek içmek denen bağlara! Genişlet genişletebildiğin kadar, sen salıverdikçe o daralır, sımsıkı sarar saracağını!… Bana bakın bir: Menaechmus’un kulu, kölesi oldum, yanına bir varsam da beni zincire vursa diyorum. Doyurmakla kalmaz, semizletir, geliştirir insanı: hekimlik diye onun hekimliğine derim ben. Kendi de düşkündür boğazına, bilir ağzının tadını: sofranın üzerine bir dizer, sanırsınız ki Ceres tanrıçanın şöleni var!… Sahanları na böyle doldurtur, sedire çıkıp dikilmeden göremezsiniz tepesini… Şu son günlerde uğrayamaz oldum. Bizim evin dört duvarı arasına kapandım, kendi paracığımla doyurdum karnımı. Doğrusu pahalıya oturuyor. Parayı kesenizden verdiniz mi, pahalı ucuz neymiş, o zaman anlıyorsunuz. Gözüm gibi bakayım dedim ya, gene de hepsi eridi gitti. Gördüm ki olmayacak, gene boylamalı Menaechmus’un evini dedim, kalktım geldim… O ne? Kapı açılıyor. Kim ola ki? A! Menaechmus, ta kendisi; sokağa çıkıyor…

Oyun Adı: İKİZLER
Yazarı: Plautus
Türkçesi: Nurullah ATAÇ