Hermes

Uslu akıllı çiftçiler, dinleyin söyleyeceklerimi,
Anlamak istiyorsanız nasıl yitirdik barışı,
Yıkın Pheidias’ın işlediği suçun
Meydana çıkmasıyla başlar:
Perikles başına aynı şey gelir diye korktu,
Biliyordu sizin ne kadar hırçın,
Isırıcı insanlar olduğunuzu.
Kendi yıkımını önlemek için tutuşturdu devleti.
Bir kıvılcım gibi attı ortaya Megara Fermanı’nı,
Öyle bir kasırga estirdi ki, dumandan
Dost düşman Helenlerin gözleri karardı.
Köyler dayandı direndi uzun zaman,
Ama bağ kütükleri tutuşup testiler kırılınca,
Kimse söndüremez oldu yangını.Barışta uçtu gitti.
Vergi veren şehirlerde sizi böyle kızgın
Birbirinize diş biler görünce , fırsat bu fırsat diye ,
Ellerinden geleni yaptılar vergi ödememek için.
Sparta kodamanlarını rüşvetle elde ettiler;
Onlarda kazanç düşkünü ve ikiyüzlü olduklarından ,
Barışı alçakça kovdular, sarıldılar savaşa.
Zenginlere kazanç, köylülere yıkım getirdi bu işler:
Filomuz öç almak için yedi bitirdi incirlerini
Bir sürü suçsuz, habersiz köylünün.
Tarlalarını bırakıp burada toplanınca işçi milleti
Anlamadı bir kez daha satılmış olduğunu.
Cibreleri yok, çok sevdikleri kuru incirleri yok diye
Gözlerinin içine bakıyorlardı nutuk çekenlerin.
Onlarsa biliyordu açlıktan kıvrandığınızı
Bitkin düşüp çıkar yol bulamayacağını;
Bu yüzden, ellerinde birer yaba,eşekler gibi anırıp
Kovuyorlardı durmadan ayağımıza gelen barış.
Ortaklarımızdan semizini, zenginini
Birasidas’tan yana olmakla suçluyorlardı.
Halk da aç, bitkin, miskin köpekler gibi
Saldırıyordu her önüne atılan iftira lokmasına.
Yabancılar tehlikeyi görüyor,
Altınla tıkıyorlardı bazı gammazların ağzını.
Onları zengin edip sizin haberiniz olmadan,
Çöle çeviriyordu Yunanistan’ı.
Bunlar hep o deri tüccarının marifetleri!

BARIŞ
ARİSTOFANES
Türkçesi : Azra ERHAT