Jacques

Ne yapayım efendim, dalkavuklara tahammülüm yok. Bakıyorum bütün yaptıkları, durmadan ekmeği, şarabı, odunu, tuzu muzu yoklaması; hep size yaranmak, gözünüze girmek için. Fena içerliyorum buna; hem bir duysanız neler söylüyorlar sizin için Allah’ın günü; ona da üzülüyorum. Neden derseniz, acıyorum size; istemeye istemeye acıyorum. Ne de olsa, atlarımdan sonra en sevdiğim sizsiniz.

Kim olduklarını söylesem kızarsınız, kızarsınız.küplere binersiniz.

Madem istiyorsunuz, söyleyeyim: Dört bir yandan düpedüz alay ediyorlar sizinle. Demedikleri kalmıyor sizin için. Millet siline dolamış, tefe koymuş sizi; ver yansın ediyorlar. Neler, neler anlatmıyorlar cimriliğiniz üstüne. Kimi diyor ki, siz özel takvimler bastırıp perhiz, oruç günlerini iki misline çıkarıyormuşsunuz; evinizde az yemek yensin diye. Kimi de diyor ki , bayram seyran günlerinde punduna getirip uşaklarınızla bir kavga çıkarıyormuşsunuz, kimseye beş para vermemek için. Güya komşunun kedisini bir koyun eti artığınızı yedi diye mahkemeye vermişsiniz. Bir gece de sizi kendi atlarınızın yulafını çalarken yakalamışlar; benden önceki arabacınız sizi karanlıkta bir temiz pataklamış, siz de sineye çekmişsiniz. Daha söyleyeyim mi? Nereye gitsek ağız dolusu veriştiriyorlar size. Dünya alemin maskarası olmuşsunuz. Nerede adınız geçse cimri, pinti, mendebur,tefeci, moruk diyorlar.

( Harpagon, bastonuyla Jaques’i dövmeye başlar)

Nasılmış! Ben demedim mi size? İnanmıyordunuz bana. Doğruyu söyleyince kızarsını demedim mi ben size?

CİMRİ
Moliere
Türkçesi: Sabahattin EYÜBOĞLU