Lamassi

Sevgili kocacığım, işte mektubumu fırına verdim, pişirdim sıcağı sıcağına sana gönderiyorum. Afiyetle oku.
Bana göndereceğin parayı yünlerin içene iyice gizle. İnsanlar çok kötüleşti son günlerde. İşi biz yapıyoruz arada gümrükçüler yükünü tutuyor. Ne biçim düzen bu? Ben asıl senin için kaygılanıyorum. Yeniden boylayacaksın Kaniş hapishanesini diye korkuyorum. Öyle pervasızca yapıyorsun ki bazı işleri, akıl erdiremiyorum. Onca malı bir günde sınırdan aşırtmanın gereği ne? Enayi değil ya bu Hititler de! Gözünü dört aç, dilini sıkı tut, sağ gözünden sol gözüne güvenme, öbürüne hiç güvenme; insanlar çok kötüleşti son günlerde.
Geçen ay sana yarım eşek yükü kalay göndermiştim. Kafanı kullanırsan bunu iki eşek yükü altına dönüştürebilirsin.
Son mallar eline geçti mi? Hani öyleleri. Gözünü dört aç, parasını çabuk aşır bu yana. Gümrükçülere de zırnık koklatma.
Benim için çıkarılan dedikoduların da hiçbirine inanma. Aslı yok. Günlük işlerim öyle yoğun ki, bayramlarda tapınaktaki kutsal fahişelik görevime bile zor yetişiyorum. Bizim kız Ahaha da, bir serpildi güzelleşti ki sorma.
Geçen gün birden sormaz mı bana “Anneciğim Nin Dingir ne demek?”… Gel de anlat! “yavrucuğum işte böyledir” deyiverdim.
“Nin” dedim, “Hanım” demek; “Dingir” de, adı üstünde “Tengri”…yani tanrı. “Nin Dingir” de “Tanrının Hanımı” demek. Yani toplumda seçkin soylu hanımların üstlendiği bir görev…
Amaaan, orospuluk işte!
Tabii, yalnız belli günlerde. Şenliklerde, şölenlerde, düğünlerde, törenlerde. Hoş, bizim bayramımız, seyranımız da bitecek gibi değil ya!
Kız bunları işitince, “ Ben de Nin Dingir olmak istiyorum diye tutturmaz mı? Aman, etme eyleme, koşturdu tapınağa…
Rahip okşuyor kızın yanağını:
“Adın ne senin yavrum?”
“Ahaha.”
Sanıyorum ki , “ sen küçüksün, daha Nin Dingir olmaz” diyecek. Aaa!
“Ahaa?… Ahaha… A haa haaa… Tam Nin Dingir dingirlim. Dingirdeme çağında…”
Ben çırpınıyorum:
“Rahip efendi, o daha bir Şuppişara. Yani saf bir genç kız!”
Rahip yine öpüyor kızı:
“Şuppişara”
Kız diyor:
“Aha, haaa???”
Rahip diyor:
“ A, ha, haaa…”
Ondan sonra “ Şuppişara şaraşuppi, şappara şuppuru, şuppuru şappara, şapşaralom şamlam!”…
Rahipler hep tanrı adına mı şaapıyorlar kutsal tapınakta bilmem?!
Yaşam bildiğin gibi burada.
Seni çok özledik.
Bana bak paraları yünlerin içene iyice gizle. İnsanlar çok kötüleşti son günlerde. Hayır biz çalışıyoruz, gümrükçüler kalkınıyor arada.
Ah, yine Nin Dingir’e çağırıyorlar.
Hoşçakal hadi.
Seni çok seven karın Lamassi.