Toimette

Affınızı dilerim, mösyö, kusurumu bağışlayın.Efendim, sizin gibi dillere destan olmuş bir hastayı doğrusu çok merak ediyordum, onun için sizi görmeye gelmeme lütfedip hoş karşılayacağınızı umarım;her tarafa yayılmış olan ününüz cesaretimi mazur gösterebilir.Görüyorum ki mösyö yüzüme pek dikkatle bakıyorsunuz.Kaç yaşındayım dersiniz? Hah! Hah! Hah! Hah! Hah! Tam doksan yaşındayım.Bu yaşta bu kadar körpe, bu kadar dinç kalabildimse, sanatımın sırları sayesindedir.Efendim, ben gezginci doktorum, kentten kente, ülkeden ülkeye gider, şanıma layık parlak konular, hekimlikte keşfettiğim büyük ve güzel sırları denemek fırsatını bana verebilecek, durumlarıyla ilgilenmeye değer hastalar ararım.O bir sürü adi hastalıklarla, romatizma ve nezle gibi ıvır zıvırla, hafif sıtma nöbetleriyle, dalak ve karaciğer bozukluklarıyla, baş ağrılarıyla oyalanmaya tenezzül etmem.Önemli hastalıklar isterim beni: sayıklama nöbetleri içinde dinmeyen ateşler, güzel vebalar, su toplamasından şişmiş karınlar, göğüs iltahaplarıyla karışık en alasından zatülcenpler; işte bunlara bayılırım, böyle hastalıkları yere sererim ben.Ah, efendim, keşke bütün bu saydığım hastalıklara tutulmuş olsaydınız, bütün hekimler sizi bırakıp gitmiş olsalardı, ümitsizlik içinde can çekişirken bulsaydım sizi de ilaçlarımın ne kadar etkili olduğunu, size hizmet etmeye nasıl can attığımı görseydiniz.Nabzınızı verin bana verin verin verin verin verin…Hadi, doğru dürüst at bakim…Ben seni hale yola koymasını bilirim.Vay! Bu ne küstah nabız böyle:anlaşıldı, sen daha beni tanımıyorsun.Doktorunuz kimdi mösyö Purgon muydu? Hepsi cahil bunların:sizin hastalığınız akciğerde, akciğer…akciğer diyorum.cahil! Kara cahil! Kapkara cahil! Şarabınızı hiç su katmadan içeceksiniz; sonra çok uslu olan kanınızı koyulaştırmak için alasından besili sığır eti, besili domuz eti, yağlı Hollanda peyniri, bol bol irmik ve pirinç yiyeceksiniz, pekleştirip kıvamına getirmek için de kestane ile koz helvası.Hekiminiz hayvanın biriymiş.Ben size kendi yetiştirdiğim bir hekimi göndermek istiyorum, bende ara sıra sizi görmeye gelirim bu şehirde kaldıkça.Hoşçakalın.Sizden bu kadar çabuk ayrılmak istemezdim ama büyük bir konsültasyonda bulunmak zorundayım.Dün ölen bir adamı muayene edeceğim.Kendisini iyi etmek için neler yapılması gerekirdi onu anlamak için.Gene görüşürüz.