Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

YAŞAR (Zorla yerden kalkar. Bitiktir. Meddah tavrıyla, yavaş yavaş sahnenin önüne gelir, seyircilere anlatır.) Ablalarım, ağabeylerim, teyzelerim, amcalarım… Gayretimi görürler de belki iş verirler diye, iyice gözlerine girmek için, gelenlerin en iriyarısını gözüme kestirip, en şişmanını seçip, ya Allah ya bismillah deyip, bacaklarının arasından dalmamla herifi ensemin üzerine bindirdim. Artık, kurban olduğum Allah bana nasıl bir güç vermiş ki, koca herif ensemde tüy gibi geliyor bana. Hava da bir sıcak, bir sıcak. Zırıl zırıl terliyorum adamın altında. Terden sırılsıklam oldum. Önceleri tüy gibi gelen herif, yol aldıkça bir ağırlaştı, bir ağırlaştı. Ben diyeyim beş ton, siz deyin on beş ton… Her adımda yüz kilo ağırlaşıyor. Üstelik, adam gibi dursa ensemde iyi de, indir beni servise geç kaldım diye tepinip duruyor. Yahu, şu herifi sırtımdan alacak bir Müslüman evladı yok mu? Herkes kendi derdine düşmüş, kimsenin kimseye acıyası yok… Alana gelir gelmez, bende derman kalmamış, ayağım sürçtü, yere yuvarlandım. Yahu, yere düştüm de hala sırtımdan inmiyor. Her neyse zar zor kalkabildim, gördünüz işte. Gövde gösterisi bitince paramı almaya partiye gittim. Bana para yokmuş. Neden? Çünkü ben, sırtımdaki herifi yere atmışım…Yahu yere mi attım, dermanım kalmamış, düştüm. Eh ne yapalım…(Elini cebine atarak) Bendeki şu makbuzları, kayıtları, evrakı götürüp de nüfus kağıdımı çıkarmanın yolunu arayayım…(Aranır, bulamayınca bağırır.) Eyvaaah… Beni soymuşlar… Yetişin yurttaşlar… Ben yandım… Amanın… Ne evrak var, ne makbuz, ne kayıt… Ne olacak benim halim… Nedir bu başıma gelen… Kimsenin işine de yaramaz…

OYUN: YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ (Adam Yay.,İst. ,1992)
YAZAN: AZİZ NESİN
KARAKTER: YAŞAR